Ses Markalarında Ayırt Edicilik Eşiği: “Dört Ses ve İki Saniyelik Bir Melodi” Ayırt Edici Olabilir mi?

calendar_today 30 Mart 2026
person celiktas
folder Genel

10 Eylül 2025 Tarihli

GENEL MAHKEME KARARI (İkinci Daire)

Berliner Verkehrsbetriebe (BVG)

v

Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO)

 

Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, 10 Eylül 2025 tarihinde Berliner Verkehrsbetriebe (BVG, Berlin Ulaşım İşletmeleri) ile Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) arasındaki T-288/24 sayılı davada, ses markalarının ayırt edici karakterine ilişkin emsal teşkil eden bir karar verdi.

  • Karara Konu Uyuşmazlık

Uyuşmazlık, Berliner Verkehrsbetriebe (BVG)’nin, dört sesten oluşan ve yaklaşık iki saniye süren bir melodi/ses dizisini AB ticari markası olarak tescil ettirmek istemesinden kaynaklanmaktadır. “Tescil başvurusu; “taşımacılık, yolcu taşımacılığı, mal paketleme ve depolama, seyahat organizasyonu” gibi 39. Sınıf hizmetlerini kapsamaktadır (Başvuru Numarası: 018849003, Başvuru Tarihi: 15 Mart 2023). EUIPO, bu ses markasının ayırt edici karakterden yoksun olduğu gerekçesiyle tescilini reddetmiştir. BVG bu karara karşı dava açmıştır.

  • Davanın Genel Mahkeme Önüne Gelme Süreci

BVG, 15 Mart 2023 tarihinde EUIPO’ya başvurarak 39. sınıf kapsamındaki hizmetler ‘taşımacılık, yolcu taşımacılığı, mal paketleme ve depolama, seyahat organizasyonu’ için bir ses markası tescili talep etmiştir. 3 Ekim 2023 tarihinde EUIPO uzmanı, başvuruyu 2017/1001 sayılı Tüzük’ün 7(1)(b) maddesi uyarınca (ayırt edici karakterden yoksun olduğu gerekçesiyle) reddetmiştir (İlk karar). BVG’nin itirazı üzerine EUIPO Beşinci Temyiz Kurulu, 2 Nisan 2024 tarihli kararıyla reddi onaylamıştır. Kurul, sesin çok kısa (2 saniye) ve sıradan (banal) olduğunu, tüketicilerin bu sesi ticari bir kaynak göstergesi olarak değil, sadece bir duyuru öncesi dikkat çekici işlevsel bir unsur olarak algılayacağını belirtmiştir. BVG, bu kararın iptali için AB Genel Mahkemesi’ne başvurmuştur.

 

  • Başvuranın (BVG) İleri Sürdüğü Argümanlar

BVG, Temyiz Kurulu kararının iptali için şu iddialarda bulunmuştur:

  1. Kurulun ses markalarına ilişkin EUIPO’nun kendi uygulama kılavuzlarını ve karar pratiğini yanlış yorumladığını savunmuştur.
  2. Ulaşım sektöründe “jingle” (kısa melodi) kullanımının yaygın olduğunu ve bu seslerin markanın işitsel kimliğini oluşturduğunu belirtmiştir. Kısalık ve sadeliğin tek başına ayırt ediciliği ortadan kaldırmadığını, aksine hafızada kalıcılığı artırdığını vurguladı.
  3. EUIPO’nun kendi uygulamalarında benzer kısa melodilerin ayırt edici kabul ettiğini ileri sürerek Deutsche Bahn ve Münih Havalimanı gibi tescilli markaları örnek göstermiştir. Bu örneklerin, BVG’nin başvurusuyla benzer karakteristiklere sahip (ulaşımla doğrudan ilgisi olmayan, kısa ve melodik) olduğu belirtilmiştir.
  4. Bir sesin işlevsel bir rol (duyuru öncesi sinyal) üstlenmesinin, onun aynı zamanda bir ticari marka (kaynak gösterme) işlevi görmesine engel olmadığını savunmuştur.
  • Genel Mahkeme’nin Kararı ve Gerekçeleri

Genel Mahkeme, Temyiz Kurulu’nun kararını iptal etmiştir. Mahkeme’nin temel gerekçeleri şunlardır:

  1. Ses markaları için gereken ayırt edicilik kriterleri, diğer marka türlerinden (kelime, şekil vb.) farklı değildir. Mahkeme, sesin kısalığının (2 saniye) veya dört notadan oluşan basit yapısının, tek başına ayırt edici karakteri dışlamak için yeterli olmadığını vurgulamıştır. Hatta kısalık, “jingle” türü markaların hafızada kalmasını kolaylaştıran bir özelliktir.
  2. Ulaşım sektöründe tüketicilerin bu tür sesleri bir işletme ile ilişkilendirmeye alışkın olduğu (örneğin istasyonlardaki jingle’lar) kabul edilmiştir. Taşımacılık sektöründe jingle kullanımı yaygın olup bu sesler marka işlevi görebilir.
  3. EUIPO’nun kendi inceleme kılavuzlarında benzer dörtlü ton dizilerini “kabul edilebilir” olarak nitelendirmesine ve daha önce benzer kısa melodiler tescil edilmesine rağmen bu başvuruyu reddetmesi hatalı bulunmuştur.
  4. Sesin bir anonsun başlayacağını bildirmesi (işlevsel rol), onun BVG’ye ait olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. Bir duyuru öncesinde çalınsa bile, bu durum markanın ayırt edici işlevini ortadan kaldırmaz; aksine ticari kaynağı gösterebilir.

Sonuç olarak; EUIPO’nun kararı iptal edildi.

  • Kararın Önemi

Bu karar, ses markalarının tescil edilebilirliği konusunda önemli bir içtihat olup, EUIPO’nun ses markalarına yönelik geleneksel ve kısıtlayıcı bakış açısını önemli ölçüde esnetmiştir. Mahkeme, EUIPO’nun kendi belirlediği standartlarla çeliştiğini ve modern piyasa gerçeklerini göz ardı ettiğini ortaya koymuştur. EUIPO’nun marka inceleme kılavuzlarında, “kabul edilmiş ses markası örnekleri” arasında aynen BVG’nin başvurusuna benzeyen dört tonluk sekanslar yer almaktadır. Mahkeme, kılavuzların bağlayıcı olmasa da EUIPO’nun karar pratiği için temel bir referans kaynağı olduğunu hatırlatmıştır.

  1. Mahkeme, “basitlik” veya “sıradanlık” (banality) kavramlarının, markanın ayırt ediciliğini reddetmek için tek başına yeterli gerekçe olamayacağına hükmetmiştir. Bir sesin çok basit veya kısa olması, otomatik bir ret gerekçesi sayılamayacaktır. Mahkeme, kısa ve basit melodilerin de ayırt edici olabileceğini kabul ederek EUIPO’nun katı yaklaşımını yumuşatmıştır. Melodinin kısa olması (2 saniye), onun tüketici tarafından hatırlanmasını kolaylaştıran bir özellik olarak görülmüştür.
  2. Özellikle ulaştırma gibi sesli uyarıların yoğun olduğu sektörlerde, bu uyarıların aynı zamanda marka olarak korunabileceği tescillenmiştir. Temyiz Kurulu, sesin sadece bir anonsun başlayacağını haber veren “işlevsel” bir unsur olduğunu savunmuştur. Mahkeme ise, sesin bu işlevsel rolü üstlenirken aynı zamanda hizmeti sunan işletmeyi (BVG) diğer operatörlerden ayırt etmeye de yaradığını belirtmiştir. Tüketicilerin, havalimanı veya tren istasyonu gibi gürültülü ortamlarda kısa ses dizileri aracılığıyla hizmetin kaynağını tanımaya alıştığı not edilmiştir.
  3. EUIPO’nun karar verirken kendi kılavuzlarına ve önceki tescil kararlarına sadık kalması gerektiği (hukuki öngörülebilirlik ve tutarlılık ilkeleri) hatırlatılmıştır.

 

Makaleyi Paylaş