7590 Sayılı Kanun Kapsamında Türk Sivil Havacılık Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

calendar_today 04 Ağustos 2026
person celiktas
folder Genel

Resmî Gazete: 31 Temmuz 2026 / Sayı: 33326

Değişiklik Yapan Kanun: 7590 Sayılı Kanun (Kabul: 24/7/2026)

İlgili Kanun: 2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu

Etkilenen Maddeler: Madde 42, Madde 94, Madde 143

1. GİRİŞ

31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7590 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6, 7 ve 8. maddeleri ile 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun (TSHK) üç kritik maddesinde önemli hukuki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.

Sivil havacılık sektörü; yüksek küreselleşme derecesi, teknolojik dinamizmi ve uluslararası emniyet ve güvenlik normlarına doğrudan bağımlılığı itibarıyla dinamik bir hukuki altyapı gerektirmektedir. 7590 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde de açıkça vurgulandığı üzere, yapılan bu kanuni düzenlemelerin temel gayesi; Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması (Şikago Sözleşmesi) ve Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) standartları ile millî mevzuat arasındaki tam uyumun sağlanması, arama-kurtarma hizmetlerinin etkinleştirilmesi, hava sahası ihlallerinde önleme prosedürlerinin uluslararası normlara göre genişletilmesi ve havacılık sektörünün yüksek mali/ stratejik ölçeği dikkate alınarak tüzel kişilere yönelik idari para cezalarının caydırıcılığının artırılmasıdır.

2. YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER VE GEREKÇELERİ

2.1. Arama, Kurtarma ve Yardım Hizmetlerinin Kapsamının Genişletilmesi (TSHK m. 42)

Yapılan Değişiklik (7590 s.K. m. 6): TSHK’nın 42. maddesinin birinci fıkrasına “araç ve gereç” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin” ibaresi eklenmiş ve ikinci fıkrası yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenleme uyarınca kolluk kuvvetleri ve diğer kamu yetkilileri; kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına, uçuş ekibine, yolculara, kurtarma ve yardım ekibinin görevini yapmesine yardımcı olmakla yükümlü kılınmıştır.

Değişiklik Gerekçesi (7590 s.K. m. 6):

“Maddeyle, Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşmasına uyum sağlanması amacıyla 14/10/1983 tarihlive 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 42 nci maddesinde değişiklik öngörülmektedir. Bu kapsamda;

  • Maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle kazaya uğramış, zor durumda kalan ve tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin verilmesi açık biçimde ifade edilmektedir.
  • Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle bu hizmetlerin hangi durumda ve kimlere sunulacağı netleştirilmektedir.”

Düzenleme ile Şikago Sözleşmesi’nin 25. maddesinde tanımlanan uluslararası emniyet yükümlülükleri çerçevesinde, arama-kurtarma ve yardım hizmetlerinin hukuki zemini güçlendirilmiştir. Arama-kurtarma hizmetlerinin kapsamı sadece malzeme/ekipman aktarımı ile sınırlı tutulmayıp; doğrudan kazaya uğrayan veya tehlike altında kalan hava araçlarına, uçuş ekibine ve yolculara sunulacak tüm kamusal yardım hizmetlerini içerecek şekilde genişletilmiştir.

2.2. Hava Sahası İhlalleri, Önleme Talimatları ve Uluslararası Yetki Alanı (TSHK m. 94)

Yapılan Değişiklik (7590 s.K. m. 7): TSHK’nın 94. maddesi başlığı dâhil olmak üzere tamamen değiştirilmiştir. Eski “İnme mecburiyeti” başlığı, “Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti”olarak güncellenmiştir.

  • Birinci Fıkra: Türk hava sahasında hava trafik kurallarını ihlal eden sivil hava araçlarının, hava trafik kontrol ünitesinin talebi üzerine yetkilendirilen önleme hava araçları tarafından verilen talimatlara (yönlendirme, rota değiştirme, iniş vb.) uymaları zorunlu kılınmıştır.
  • İkinci Fıkra: Yabancı devletlerin hava sahasında uçuş gerçekleştiren Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticilerce işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına ve iniş emirlerine uymaları yasal bir yükümlülük haline getirilmiştir.
  • Üçüncü Fıkra: Önleme faaliyetlerinin uygulanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın; Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile iş birliği yapacağı hüküm altına alınmıştır.

Değişiklik Gerekçesi (7590 s.K. m. 7):

“Türkiye’nin uluslararası sivil havacılık kurallarına ve Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının standartlarına tam uyum sağlaması önem arz etmekte olup yapılan düzenlemeyle, ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması ile mevzuatımızın uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Maddeyle, 2920 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi değiştirilmektedir. “İnme mecburiyeti” olan madde başlığı “Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti” şeklinde değiştirilerek başlığın uluslararasımevzuatla ve mevcut uygulama ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Maddenin mevcut hali sadece ülkemiz hava sahasını kapsamakta ve daha dar çerçevedeki”havaalanına inme” durumuna ilişkin bir kural koymaktadır. Maddenin birinci fıkrasıyla önlemetalimatı ifadesinin sadece havaalanına inmeyi değil hava aracının yönlendirilmesi ya da rota değiştirmesi gibi farklı uygulamaları da içerecek şekilde kapsamının genişletilmesi amaçlanmaktadır.İkinci fıkrayla ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması çerçevesinde sadece ülkemiz hava sahasındaki müdahaleler değil, aynı zamanda yabancı hava sahasındaki Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticiler tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarınauymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları da madde kapsamında düzenlenmektedir.”

Maddenin eski hali önleme faaliyetini yalnızca “gösterilen meydana indirme” ile kısıtlamaktaydı. ICAO Ek-2 ve Ek-11 standartlarına paralel olarak yapılan bu değişiklikle “önleme” (interception) kavramı; telsiz/görsel uyarı, rota değiştirme ve bölgeden uzaklaştırma gibi tüm tedbirleri kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Ayrıca Türk tescilli hava araçlarının yurt dışındaki uçuşlarında taraf olunan uluslararası sözleşmelere ve tanınan devletlerin meşru emirlerine uyumu yasal zorunluluk haline getirilerek uluslararası sorumluluk rejimi güçlendirilmiştir.

2.3. Tüzel Kişilere Uygulanacak İdari Para Cezalarında Caydırıcılığın Artırılması (TSHK m. 143)

Yapılan Değişiklik (7590 s.K. m. 8): TSHK’nın 143. maddesine eklenen fıkra ile 1 ve 2. fıkralarda düzenlenen idari para cezalarının alt ve üst sınırlarının tüzel kişiler için beş katı olarak uygulanması esası getirilmiştir.

Değişiklik Gerekçesi (7590 s.K. m. 8): “Havacılık sektörü, yüksek maliyetler ve kazançlar ile öne çıkan, stratejik öneme sahip bir sektördür.Bu sektör de faaliyet gösteren havayolu işletmeleri, genellikle büyük ölçekli işletmeler olupuluslararası standartlara uygunluk sağlamak ve yüksek güvenlik önlemleri almak zorundadır.Sektördeki idari düzenlemelere uyulmaması durumunda ortaya çıkabilecek sorunlar, sektorün genelişleyişi açısından ciddi riskler taşımaktadır. Bu nedenle, havayolları ve diğer havacılık işletmelerine uygulanacak idari para cezalarının tüzel kişiler bakımından caydırıcı olması hem sektördeki düzenin sağlanması hem de kamu güvenliğinin korunması açısından önem arz etmektedir. Havayolları ve havacılık işletmelerinin büyük finansal güce sahip olmalarına rağmen mevcut düzenlemede hem gerçek kişilere hem tüzel kişilere aynı miktarda ceza uygulanması havayolu ve havacılık işletmeleri gibi tüzel kişiler için caydırıcı olmamaktadır.

Maddeyle tüzel kişilere verilecek idari para cezalarının, havacılık işletmelerinin alması gereken sorumlulukları yerine getirmelerini sağlayacak şekilde etkili olması, ihlallerin önüne geçilmesi ve sektörün daha güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlaması amacıyla beş kat artırımlıuygulanması amaçlanmaktadır.”

Havacılık sektörü yüksek sermaye yapısı ve devasa ciro hacimlerine sahip işletmelerden oluşmaktadır. Kanun koyucu, bireysel şahıslar için öngörülen standart ceza miktarlarının büyük sermayeli havayolu ve terminal işletmeleri bakımından caydırıcı olmaktan uzak kaldığını tespit etmiştir. 5 kat artırımlı ceza esası getirilerek uçuş emniyeti ve havacılık güvenliği ihlallerine karşı finansal yaptırım mekanizması etkinleştirilmiştir.

3. MADDELERİN ÖNCEKİ VE YENİ HALLERİ KARŞILAŞTIRMA TABLOSU

Madde NoEski Hüküm (Değişiklik Öncesi)Yeni Hüküm (7590 Sayılı Kanun Sonrası)
Madde 42Kurtarma ve yardım

Madde 42 – Ulaştırma Bakanlığı, uçuş güvenliği ile can ve mal emniyetinin sağlanması için ehil personelden oluşan kurtarma yardım teşkilatı kurulmasını ve bunların emrine, yeterli sayı ve nitelikte araç ve gereç verilmesini sağlar.

Kurtarma ve yardım ekibinin görevini yapmasına, kazaya uğramış olan ve tehlike içinde bulunan hava aracı personeli ile yerel kolluk kuvvetleri ve diğer yetkililer, yardımcı olmakla yükümlüdürler.

Kurtarma ve yardım teşkilatının kuruluşu, görev ve yetkileri ve çalışma esasları yönetmelikle belirlenir.

Kurtarma ve yardım

Madde 42 – Ulaştırma Bakanlığı,uçuş güvenliği ile can ve mal emniyetinin sağlanması için ehil personelden oluşan kurtarma yardım teşkilatı kurulmasını ve bunların emrine, yeterli sayı ve nitelikte araç ve gereç ile kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin verilmesini sağlar.

Kolluk kuvvetleri ve diğer yetkililer; kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına, uçuş ekibine, yolculara, kurtarma ve yardım ekibinin görevini yapmasına yardımcı olmakla yükümlüdürler.

Kurtarma ve yardım teşkilatının kuruluşu, görev ve yetkileri ve çalışma esasları yönetmelikle belirlenir.

Madde 94İnme mecburiyeti

MADDE 94 – Can ve mal güvenliği veya kamu düzeni veya yurt güvenliği gerekçesi ile, yetkili makamlardan vaki olacak talimat karşısında hava aracının bildirilecek havaalanına inmesi zorunludur.

Birinci fıkra hükmünün uygulanmasında, Ulaştırma

Bakanlığı gerektiğinde; Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri, Dışişleri ve Gümrük ve Tekel bakanlıkları ile işbirliği yapar.

Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti

Madde 94 – Türk hava sahasında uçuş gerçekleştiren sivil hava araçlarının, hava trafik kurallarına aykırı hareket etmeleri veya hava sahasını ihlal etmeleri hâlinde, ilgili hava trafik kontrol ünitesinin talebi üzerine yetkilendirilen hava araçları tarafından gerçekleştirilen önleme faaliyetleri kapsamında verilen talimatlara uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunludur.

Yabancı devletlerin hava sahasında uçuş gerçekleştiren, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticiler tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunludur.

Birinci fıkra hükmünün uygulanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı; gerekli hâllerde Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile iş birliği yapar.

Madde 143İdari Para Cezaları:

(Eski fıkralarda genel ceza miktarları yer almaktaydı, tüzel kişiler için özel bir katlama kuralı bulunmamaktaydı.)

İdari Para Cezaları:

(Mevcut fıkralara eklenen 3. Fıkra):

“Birinci ve ikinci fıkralarda yer alan idari para cezalarının alt ve üst sınırları tüzel kişiler için beş katı olarak uygulanır.”

4. SONUÇ

7590 sayılı Kanun ile 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nda yapılan değişiklikler, Türk sivil havacılık mevzuatını ICAO normları ve küresel standartlarla tam uyumlu hale getiren stratejik adımlardır:

  1. Arama-Kurtarma Etkinliği: Zor durumda kalan hava araçlarına ve yolculara yönelik kamu kurumlarının yardım yükümlülüğü netleştirilerek insani ve emniyet odaklı hukuki zemin sağlamlaştırılmıştır.
  2. Egemenlik ve Hava Emniyeti: Hava sahası ihlallerinde önleme tedbirlerinin kapsamı genişletilmiş, yurt dışında uçuş gerçekleştiren Türk tescilli hava araçlarının uluslararası kurallara uyumu mevzuat güvencesine bağlanmış ve kurumlar arası iş birliği mekanizması kurulmuştur.
  3. Yaptırım Etkinliği: Tüzel kişilere yönelik idari para cezalarının 5 kat olarak uygulanması kuralı ile sivil havacılık güvenliği ve kural ihlallerine karşı finansal caydırıcılık en üst düzeye çıkarılmıştır.